Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
funy_funyRSSYorum RSS
Nisan 2008 tarihli yazilar Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Pozitif bir fikra:))‏ 

Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon açar, bahçıvana sorar:

'Nasıl her şey yolunda mı?'

- Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.

- Neden kırıldı?

- Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.

- Nee! Köpeğim öldü mü?

- Havuza düştü öldü.

- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda olur?

- Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.

- Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?

- Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için ilâve suya ihtiyaç duydular.

- Evde yangın mı çıktı?

- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi.
Bir sigara izmaritinden kâğıtlar, ardından da perde tutuşmuş. O kalabalıkta farkına varamadık.

- Annem nasıl öldü? Sapasağlamdı.

- Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya girmiş.
Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.

- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.

- Olmaz olur mu? Var. Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya..

İşte onun neticesi pozitif çıktı :)

eee Temel =) 

Temel cok guzel bir Rus kadiniyla evlenen Dursun'un karisina
Kafayi takmis.Ne yapsamda bu kadinla birlikte olsam diye ici
Icini yiyormus.

Bir gun Temel dayanamayip Eva'nin yanina gitmis;

-Temel: Senden cok hoslandim seninle birlikte olmak istiyorum der
:

-Eva: Hay hay neden olmasin AMA 100 dolarini alirim.

-Temel: Tamam o zaman ben hemen para ayarlayayim der.

-Eva:Musait olunca ben seni ararim gelirsin der.

Ertesi gun Eva, Dursun ise gittikten sonra Temel'i aramis;

- Eva: Temel'e 100 dolarin hazirsa hemen gel der:

-Temel: Hazir hazir hemen geliyorum.

Temel 100 dolari Eva'ya verdikten sonra isi bitirmisler ve Temel
Evden cikip gitmis.

-Aksam Dursun eve geldiginde;

-Dursun: Hanim temel bugun buraya geldi MI ?

-Eva: Seyyyy...Geldiiii Dursunnnn... ..

-Dursun: Peki sana 100 dolar Verdi MI?

-Eva: Seyyy Dursunnnn beni dinleee...Seyyyy verdiiiii... ...

-Dursun: Temel sabah kostur kostur yanima geldi,Dursun bana acil
100

Dolar lazim ogleden sonra size ugrar yengeye birakirim dedi....

-Ula bu temel cok durust Adam ya...

Burçlar ve Bilinmeyen Asil Yönleri :):) 

KOÇ
Uğurlu günü: Çorumun düşman işgalinden kurtuluş günü
Uğurlu sayısı: 69
Uğurlu rengi: Pembe
Uğurlu taşı: Böbrek taşı
En sevdiği çiçek: Su çiçeği
En sevdiği yemek: Koç yumurtasından yapılmış omlet
En sevdiği müzik: Türkçe sözlü hafif batı müziği
En olumlu özelliği: Otobüste yaşlı, gazi ve hamilelere yer vermek
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) klozet kapağını kaldırmadan i..mek, (kadınlar için) paçalı don giymek
Anlaştığı burçlar: Dünürü ikizler olan akrepler
Anlaşamadığı burçlar: Ameliyatla koç olmuş oğlaklar
En büyük arzusu: Bir Japon turistle fotoğraf çektirmek (vesikalık)

BOĞA
Uğurlu günü: Anneler günü
Uğurlu sayısı: Tavşandan 62
Uğurlu rengi: Yavru ağzı
Uğurlu taşı: Musalla taşı
En sevdiği çiçek: Çiçek Abbas
En sevdiği yemek: Sosyete mantısı
En sevdiği müzik: Asansör müziği
En olumlu özelliği: Sesli sesli osturmamak
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) misafirlere ....sını göstermek.
Anlaştığı burçlar: Yaşlıları karşıdan karşıya geçiren başaklar
Anlaşamadığı burçlar: Reha Muhtar izleyen teraziler
En büyük arzusu: Matador olmak

İKİZLER
Uğurlu günü: Dünya 400 metre engelliler günü
Uğurlu sayısı: Pi sayısı
Uğurlu rengi: Gecenin rengi
Uğurlu taşı: Ponza taşı
En sevdiği çiçek: Siyah çelenk
En sevdiği yemek: Dayak yemek
En sevdiği müzik: Jawsın kurbanlarına yaklaşırken fonda çalan müzik
En olumlu özelliği: Temiz aile çocuğu olmak
En olumsuz özelliği: Burun pisliğini masanın altına silmek
Anlaştığı burçlar: Anne tarafından Japon olan Yengeçler
Anlaşamadığı burçlar: Tek tek basıp bade süzen ikizler
En büyük arzusu: Üçüzler olmak

YENGEÇ
Uğurlu günü: Altın günü
Uğurlu sayısı: Bütün asal sayılar
Uğurlu rengi: Gökkuşağının sağdan sekizinci rengi
Uğurlu taşı: Okey taşı
En sevdiği çiçek: Bir demet yasemen
En sevdiği yemek: Anne dolması
En sevdiği müzik: Fantezi
En olumlu özelliği: Karşıdan karşıya geçerken önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa, en sonunda da garanti olsun diye yukarıya bakmak
En olumsuz özelliği: Fotoğrafta gözleri kırmızı çıkmak
Anlaştığı burçlar: Bulgar göçmeni aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Sosyal demokrat kovalar
En büyük arzusu: Liposakşın yaptırmak

ASLAN
Uğurlu günü: Muayyen günü
Uğurlu sayısı: 1071
Uğurlu rengi: Haki yeşili
Uğurlu taşı: Göbek taşı
En sevdiği çiçek: Seviyor, sevmiyor yapılmış papatya
En sevdiği yemek: Kelle paça damardan tuzlama (ıyyh)
En sevdiği müzik: Trakya Rock (E anadolu rock oluyorsa bu neden olmasın)
En olumlu özelliği: Heybelide her gece mehtaba çıkmak
En olumsuz özelliği: İhaleye fesat karıştırmak
Anlaştığı burçlar: Parmaklarına uhu sürüp koklayan koçlar
Anlaşamadığı burçlar: Düğünde oynamaya kaldıran kovalar
En büyük arzusu: Sarelle musluğuna ağzını dayamak

BAŞAK
Uğurlu günü: 82 mezunları pilav günü
Uğurlu sayısı: Avogadro sayısı
Uğurlu rengi: Siklamen
Uğurlu taşı: Ak taş
En sevdiği çiçek: Cemil Çiçek
En sevdiği yemek: Günün çorbası
En sevdiği müzik: Türk Halt Müziği
En olumlu özelliği: Karma felsefesine inanmak
En olumsuz özelliği: Sarı ışıkta kornaya basmak
Anlaştığı burçlar: Islıkla Titanik in müziğini çalabilen yengeçler
Anlaşamadığı burçlar: Saçlarını jöleyle arkaya yatıran boğalar
En büyük arzusu: Rakı şişesinde balık olmak

TERAZİ
Uğurlu günü: Ahmet Altan imza günü
Uğurlu sayısı: 31
Uğurlu rengi: Sümük yeşili
Uğurlu taşı: Erol Taş
En sevdiği çiçek: Abdullah Gül
En sevdiği yemek: İftar yemeği
En sevdiği müzik: Yemek müziği
En olumlu özelliği: Matrix felsefesine inanmak
En olumsuz özelliği: Marul yerine mağrul demek
Anlaştığı burçlar: Yumurtanın tavuktan çıktığına inanan aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Tavuğun yumurtadan çıktığına inanan aslanlar
En büyük arzusu: Tuvalet kağıdını işaretli yerinden koparmak

AKREP
Uğurlu günü: Cumartesileri çiğköfte günü
Uğurlu sayısı: Set sayısı
Uğurlu rengi: Taksi sarısı
Uğurlu taşı: Diş taşı (tartar)
En sevdiği çiçek: Çiçek taksi
En sevdiği yemek: İsanın son yemeği
En sevdiği müzik: Dalin reklamları müziği
En olumsuz özelliği: Büyüklerinin yanında bacak bacak üstüne atmak [Yani valeyle pişti yapmak ]
Anlaştığı burçlar: Britney Spears ın bakire olduğuna inanan teraziler
Anlaşamadığı burçlar: Kontörlü telefonuyla çaldırıp kapatan yengeçler
En büyük arzusu: Evinde penguen beslemek

YAY
Uğurlu günü: Çarşambaları halk günü
Uğurlu sayısı: 2 buçuktan 3
Uğurlu rengi: Fosforlu herhangi bir renk
Uğurlu taşı: Harry Potter felsefe taşı
En sevdiği çiçek: Karıdelen
En sevdiği yemek: Kadın budu köfte
En sevdiği müzik: Doğan görünümlü şahinlerin geri vites müziği
En olumlu özelliği: Noel Babanın varlığına inanmak
En olumsuz özelliği: İki bayram arası nikah kıymak
Anlaştığı burçlar: Panik atak olan oğlaklar
Anlaşamadığı burçlar: Dilini burnuna değdirebilen boğalar
En büyük arzusu: Disneyland da arsa satın almak

OĞLAK
Uğurlu günü: Öğretmenler günü
Uğurlu sayısı: Açılan sandık sayısı
Uğurlu rengi: Bukalemun rengi
Uğurlu taşı: Dikili taş
En sevdiği çiçek: Çiçek Dilligil
En sevdiği yemek: Patlıcan oturtma
En sevdiği müzik: Sanat müziği (sanat sanat içindir olanından)
En olumlu özelliği: Kurban derilerini Türk Hava Kurumu na bağışlamak
En olumsuz özelliği: Ayşe Arman okumak
Anlaştığı burçlar: Şemsi paşa pasajında sesi büzüşen koçlar
Anlaşamadığı burçlar: Dönerciye Abi soğanı az, döneri bol olsun diyen akrepler
En büyük arzusu: Bir dönerci ustasıyla evlenmek

KOVA
Uğurlu günü: 8 mart dünya kadınlar günü
Uğurlu sayısı: Geçerli oy sayısı
Uğurlu rengi: Aşkın Nur Rengi
Uğurlu taşı: Sabır taşı
En sevdiği çiçek: Lale Mansur
En sevdiği yemek: Ümit ustanın yemekleri
En sevdiği müzik: Telefon bekleme müziği
En olumlu özelliği: Köprüden geçene kadar ayıya dayı demek
En olumsuz özelliği: Tavlada zar tutmak
Anlaştığı burçlar: Kayınçosu yay olan aslanlar
Anlaşamadığı burçlar: Önceki hayatında yengeç olan kovalar
En büyük arzusu: Doğuşun bir klibinde rol almak

BALIK
Uğurlu günü: Kıyamet günü
Uğurlu sayısı: Maç sayısı
Uğurlu rengi: Bok rengi
Uğurlu taşı: Lüle taşı
En sevdiği çiçek: Mahsun Kırmızıgül
En sevdiği yemek: Şefin spesiyali
En sevdiği müzik: Geleneksel eskimo halay müziği
En olumlu özelliği: Koltuk altından osuruk sesi çıkartabilmek
En olumsuz özelliği: Terli terli su içmek
Anlaştığı burçlar: İlkokul öğretmeni boğa olan ikizler
Anlaşamadığı burçlar: Kuzeni yengeç olan akrepler

alıntı


Dizi İsimlerinin Bi Arada Kullanılması 

En iyi arkadasim diyen Sila ve Selena, Bizim mahalle'nin

Arka sokaklari'inda Binbir Gece geçirdikleri

Karinca Yuvasi gibi evlerindeki

Sagir Oda'da sürdürdükleri, Aci Hayat'lariyla

Ters Köse'lere yatarak

Söhret'i yakaladilar.

Bunu duyan Cennet Mahallesi'nin Maçolar'i Karagümrük Yaniyor zannederek, Çiçek Taksi'ye atlayip

Avrupa Yakasi'ndan Köprü'yü geçerek

Gönül Yokusu'ndaki Ihlamurlar Altinda'n

Firtina Gibi Bizim Mahalle'ye geldiler.

bu arada Kirik Kanatlar'i Gümüs renkli

Yanik Koza'nin, Kaybolan Yillar'ina

Doktorlar, Hayatim Sana Feda Deseler de

Kadin Böyle Sever diyen Beyaz Gelincik, Ezo Gelin'e gider.

Bizim Evin Halleri'ni Hatirla Sevgili arkadasim diyen Candan Öte Iki Dost, çareyi önce Acemi Cadi'ya, ardindan Hirsiz Polise sorar. Ablam Böyle Istedi diyen Kaynanalar, En Son Babalar Duyar diyerek Iki Aile arasina Yalanci Yarim diye bir Yabanci Damat sokarak Yolcu eder.

Dede Korkut Hikayeleri'ndeki gibi Genis Zamanlar'da

Polatlarin cirit attigi mematilerin menekşe topladigi Baronun ebesinin besigini tingir mingir sallarken
Dokulen yapraklar olmak isterseniz

televizyonun karsisina

dizilin… dizilin…


Kimden Uzak Durulmalı 

Ilkokul 4. sinif.
Ali en on sirada oturuyor.
Ogretmen AHMET BEY sorar:
- "Insan nelerden etkilenir?"
Biri;
-"kahve", der.
Ogretmen onaylar ve sorar:
- "baska?"
- "alkol"
tamam der ogretmen, "baska?"
Ali atilir:
- "ciplak kadin !!!"
Ogretmen afallar.
- "bak Ali", der, "sana ceza veriyorum, sinif ortaminda uygun olmayan sozler sarfettigin icin ogretmenim bunu 100 kere yazmami benden istedi diye yaz ve bunu babana imzalat, yarin bana getir", der.
Ertesi gun olur.
Ali bu sefer sinifin en son sirasinda oturmaktadir.
Ahmet ögretmen sinifa girer ve Ali'nin yerini degistirdigini hemen farkeder.
- "Ali neden en son siraya gectin, hem soyle bakayim cezani yazip babana imzalattin mi?" diye sorar.
Ali:
- "evet ogretmenim", der.
Ogretmen:
- "peki baban ne dedi?
Ali:
- "babam dedi ki, eger bir erkek ciplak bir kadindan etkilenmiyorsa kesin İnbedir ve ondan uzak durmak gerekir", dedi

DoGum SanCıSı 

Adamın biri çok zenginmiş hayatta her istediğini yapmış bir
şeyi merak ediyormuş doğum sancısı hemen aile doktorunun yanına gidiyor


-doktor ben hayatta her türlü zevki tattım.bir tek şey içimde uhde kaldı
oda doğum sancısı çok merak ediyorum nasıl duygudur bu.sana 20 milyar para bana bu duyguyu tattırırsan sana helal olsun.

doktor: aman beyefendi bu imkansız birşey siz kadın değilsinizki bu
kadınlara mahsus bir olay.

doktor biryandan servet denilecek parayıda kaçırmak istemiyor.
aklın samimi olduğu birazda cin gibi olan başka bir doktor arkadaşı geliyor.

-beyefendi ben bu işi beceremem ama çok samimi olduğum iyi bir
doktor arkadaşım var ona bir telefon edeyim bakalım o ne diyecek.

adam: ne yaparsan yap bana bu duyguyu tattır.diyor.

doktor hemen arkadaşını arıyor.durumu anlatıyor işin içinde büyük para olduğunu söylüyor.arkadaşı da

hemen bana gönder o
arkadaşı diyor.doktor arkadaşının muayenehanesinin adresini adama veriyor.
diğer doktorun yanına adamı gönderiyor.
aradan zaman geçiyor 3 saat sonra doktorun telefonu çalıyor
doktor telefona cevap veriyor.karşısında adamı gönderdiği doktor arkadaşı

-hemşerim hemen arabana atla muayenehaneme gel işi hallettim payına
düşen 10 milyarı al çünkü bu salağı bana sen gönderdin.

doktor arabasına binip doğru arkadasşının muayene hanesine gidiyor arkadaşı içerde adam görünürlerde yok doktor arkadaşına
yahu nasıl hallettin bu işi bu imkansız bir olay.
arkadaşı

-çokkolay oldu zaten gönderdiğin adam yan odada inanmazsan nasıl kıvranıyor aç kapıyı gör istersen.

doktor yavaşça yan odanın kapısını aralıyor gerçekten adam
içerde kendini yerlere atıyor bağırıyor inliyor.
doktor arkadaşına:

-arkadaş iyide nasıl yaptın onu bana anlat
arkadaşı:
çok kolay.2 şişe muhsil içirdim.
poposunada 2 dikiş attım

hadi bakalım çıkarabilirse çıkarsın

Ölçülü Hareket Etmek Lazım 

Adamin biri evcil maymunu ile bi bara gitmis. Bi içki ismarlamis, o sirada da maymun paso ortalikda dolasip eline ne geçirirse agizina atiyomus. Son olarak bilardo masasindaki bi topu mideye indirince barmen bagirmaya baslamis.

-"Yaw naapio bu hayvan bilardo topumu yedi". Adam da

-"Yaw o yer paso,parasi neyse veririm." demis. Parayi verip çikmislar.Aradan bi hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmis. Yine bi içki ismarlamis. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmis. Barmende bi yandan seyrediyomus. Maymun önce erigi dötüne sokmus sonra çikarip aazina atmis. Barmen adama dönüp

-"Bu ne yapti simdi" demis. Adam:

-"Senin su bilardo topu olayindan sonra herseyi ölçüp de yiyor."

çıplak gösteren gözlük 

Temel, iş seyahati için Japonya'ya gider. Tokyo sokaklarında dolaşırken gözüne Sony Tower takılır ve içine girip dolaşmaya başlar. Katlardan birinde yeni buluşlar pavyonunda özel bir gözlük satılmaktadır. Ne olduğunu sorunca "insanları çıplak gösteren gözlük" dertezgahtar kız. Temel hemen takar gözlüğü ve kıza bir bakar, kız çırılçıplak. Mağazadaki insanlara bakar herkes çıplak. Hemen bir tane alır ve dışarı çıkar. Tokyo sokaklarında takar gözlüğü. Herkes çıplak ve çok keyiflenir bizim uşak. Çıkartır gözlüğü herkes giyinik, takar gözlüğü herkes çıplak. Neyse, gezisi biter Türkiye'ye döner. Trabzona gelir evinin yolunu tutar. Kapıyı çalmadan önce takar gözlüğünü, Fadime kapıyı açar çıplak çok hoşuna gider. İçerde yakın arkadaşı Dursun da salonda çırılçıplak oturmaktadır, neşeden basar kahkahayı ve çıkarır gözlükleri fakat ne görsün; Fadime de, Dursun da gene çıplaklar. Temel'in tepesi atar."Uyyy Japonlar kazikladu penu, gözlük bozuldi da"


agustos böceği ve karınca 

Karınca yaz boyunca çalışırken ağustos böceği saz çalmış. Bilirsiniz hikâyeyi... Tabii kış gelmiş, karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken birgün kapısı çalmış.Bakmış ağustos böceği. " Tamam" demiş, " Yaz boyunca saz çaldın, şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın, böyle aç kalmazdın değil mi?" Ağustos böceği de " Yooo... Yanlış anladın!" demiş. " Yaz boyunca saz çalınca, ayıptır söylemesi biraz para yaptık da!" demiş. " Hatta meşhur oldum, şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oradan istediğin birşeyler vardır diye sormaya geldim."

Hakikaten de karınca bir bakmış, ağustos böceğinin hiç öyle aç hali yok. Üzerinde bir kürk var, arkada da kocaman limuzin, önde şoförü onu bekliyor. " Yok, bir şey istemiyorum " demiş, " Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?" diye sormuş. Ağustos böceği de " Evet" demiş. " İyi o zaman!" demiş karınca ve eklemiş,
" Paris'e gidince La Fontaine diye bir adam var. Onun yüzüne tükür benim için, olur mu?"



Gülen